Felaket

Çevresinde ateş yak, bir derece ısınmaz o.
İletişimi değil,  iletimi var yalnız.
Bu nedenle,
Bir anlamda,
Ve muhtemelen bana yalıtımlı o.
Kısacası eziyet.
Ona değil; bana.

Hatırlatırsan ancak gelip kurar solda vuran saatini.
Bilir ya, iki-üç tık sonra yine duracak.
Bilir de hatırlatana kadar kurmaz gelip.
İşte o gelene dek, Deniz’in dibi, hem en durgun, hem duruk.

Git haşla, bir nefeslik buhar vermez o.
Halbuki buharsız aşk mı olur?
Hele kış çıkışı, pus düşümü, sabaha karşı açan soluk papatya püskürtürken yıldızları geri.
Ve hele ki kış çıkışı, bir ada ve manzaranda da yine bir adadaysan papatyanın sarısından biraz içeri.
Kısacası felaket.
Tüm zararı benim kıtama.
O ki, penceresinden görünmeyen tek kıta.