Adam ve Her Şey

Badem ağacının Mart güneşini görüp kandığı, ve erken açtığı için gelinliğini Mayıs’ın ilk haftasına kadar taşıyamadığı, ılık bir sabah. Adam ve kadın henüz bitirdikleri kahvaltıdan kalanları, bahçe masasından eve taşıyorlar. Kendisini kedi sanan sarı bir köpek, 4 yavru kediyi emziriyor.  Kedilerin annesi bir mahalle kavgasi esnasinda ya öldü, ya kaçtı kurtuldu, bilinmiyor.

Mutfağa girdiklerinde adam kadına öğleden sonra gelecek misafirler için yapacağı hazırlıkta yardım isteyip istemediğini soruyor. Kadın, çöp kutusunu işaret ediyor.

“Yalnızca giderken onu atmayı unutma”.

“Peki” diyor adam, kırışık ellerini şöminenin üzerindeki tütün kutusu ve kağıtlarına uzatıyor, gazetelikten okunmuş, eski tarihli bir gazete kağıdı alıp, bahçeye çıkıyor.

Masada, tepside yer kalmadığı için mutfağa götürülmemiş olan peynirin başında 3 yetişkin ve yabancı kedi görüyor. Hiddetleniyor adam. Masanın üzerine atılıp kedileri dağıtmaya, yer yer küfretmeye başlıyor. Öfkesi öyle taşkın hale geliyor ki, yumruğunu masaya indiriyor.

Oysa daha ilk gürlemesinden itibaren ne peynir kalıyor ne kedi ortalıkta.

Kadın dışarı fırlıyor, şaşırıyor, duyduğu seslerden çok kötü bir şey olduğunu anlıyor.

Adamın, artık çoktan yüzlerce metre uzaklara kaçışmış olan kedilere hala haykırdığını görünce, sakince masaya yaklaşıp, etrafa saçılmış kırıntılar arasında kalan boş peynir tabağını alıyor, mutfağa geri dönüyor. Çok işi yok, ancak yine de oyalanıyor. Bahçeye bir süre çıkmıyor.

Belki bir saat sonra, kadın iki kahve yapıp, yeniden bahçede beliriyor. Masanın etrafında sessizce gazetelerini okuyorlar. Adamın hiddeti sönmüş, adeta keyfi yerine gelmiş belli.

Kadın indiriyor gazetesini. Adamın sardığı sigaralardan bir tane alıp yakıyor.

“Senden rica ediyorum” diye söze başlıyor kadın. “Bir daha lütfen, doğanın parçalarından herhangi birine, hele ki senin aklına ve yaşamsal deneyimine sahip olmayıp, yalnızca içgüdüleri ile yaşayan canlılarına, kendi üşengeçliklerimizden, dikkatsizliklerimizden ve ihmalkarlıklarımızdan kaynaklanan sebeplerle kükreme ve ürkütme. İnsan dışında hiçbir canlıdan bizim çıkarlarımızı gözetmesini ve ayağını denk almasını bekleyemeyiz, değil mi canım?”

Adam, mahçup, kalkıp sarılıyor kadına. Yaptığına anlam veremiyor. Oysa ne sakin ve sabırlıdır. Acaba kendisine mi kızgındır?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s