Anlamak ve hak vermek…

Anlamak ve hak vermek arasında çok büyük bir fark var.

1915-1930 yılları arasında alınmış kararları ve onların bugün canımıza okuyan uygulamalarını, dönem koşulları dolayısıyla anlıyorum ama hak vermiyorum.

Son 30 yıldır süren, çözülmesi ısrarla ertelenen, çözme şansı muhtelif engellerle özellikle ıskalanan Kürt meselesi ve PKK hareketini anlıyorum ama şiddeti ve terörü hiçbir koşulda haklı bulmuyorum.

Laiklik çerçevesinde ülkenin muhafazakar kesiminin, ulusalcı – ulusolcu sözde batılı ve modern elit kesimlerce psikolojik baskı altında tutulması sonucu, baskılanan ve Anadolu’nun çoğunluğunu oluşturan bu kesimin son 15 yılda devlet desteği olmaksızın muhafazakar burjuva olarak iktidara gelmesini anlıyorum ama bu iktidarın, vaktiyle şikayet ettiği adaletsizlik ve hak ihlallerinin benzerini uygulamasına hak vermiyorum.

Anlamak ve hak vermek arasında çok büyük bir fark var.

Bana kendi dışkımı yedirmeye kalksalardı, çocuğumu okuduğu üniversitenin tuvaletinde ipte sallandırsalardı, oğlumun, eşimin cenazesini bile bulamayacağım şekilde katletselerdi belki ben de silaha başvurmak zorunda kalırdım. Birileri bu çaresizliğimi ve öfkemi mutlaka anlardı, ama hak vermezdi.

İnsan olmak böyle bir şey galiba… Çelişki ve karşıtlık doğamızda var…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s