Unbearables (1)

Gözümü kapatıp geçemiyorum. Sayfayı kapatamıyorum. Çeviremiyorum.

Elimle örtüp, kafamı çeviremiyorum.

Mıhlanıp kalıyorum. Acı içinde! Bok gibi, acı içinde bakakalıyorum.

O karede olmamamın tek sebebinin orda doğmamış olmam gerçeği ve minik bir çocuğun babasının kucağında vurularak öldürülmeme şansının aslında sadece orda doğmamış olmasıyla ilgili olduğu gerçeği beni çileden çıkarıyor.

Şu an burada, kendi yaşamıma dair yaptıklarımın hiçbir önemi yok insanlar hayatlarını korku içinde kaybederken ve biz ancak karelerin dışından şahit olurken.

Nerde olmalıyım ben?

Ne yapmalıyım aslında?

Bir benzer kare daha olmaması için ne yapıyor olmalıydım hep?

Delirmek üzereyim. Bir insanın kalbinin insanların böylesine yitip gitmesine dayanması ile dayanmaması arasında kalan nefessiz çorak dakikalar çok acı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s